13-09-2025 11:54:10

Kilimli’nin tarihi, Anadolu’nun en eski medeniyetlerine kadar uzanır. Yapılan araştırmalar, bölgedeki ilk yerleşimlerin M.Ö. 1400’lü yıllarda başladığını göstermektedir. Bu dönemde, Anadolu’nun büyük kısmında egemen olan Hitit İmparatorluğu, M.Ö. 1200’lerde başlayan ve “Ege Göçleri” olarak bilinen büyük kavimler hareketiyle zayıflamış ve yıkılmıştır. Bu süreçte, ağırlıklı olarak Frig kökenli olan Bithin, Marlandyn ve Migdan gibi kavimler, Zonguldak ve çevresine yerleşerek bölgenin ilk sakinleri olmuştur.
Antik dönem boyunca Karadeniz’in güney kıyılarında farklı medeniyetler hüküm sürmüş; Roma ve Bizans dönemlerinde ise bölge, ticari ve stratejik önemi nedeniyle birçok kez el değiştirmiştir.
Orta Çağ’da ise Kilimli ve çevresi, Selçuklular döneminde önemli gelişmeler yaşamıştır. 11. yüzyılın sonlarında, Selçuklu Türkleri bölgeyi ele geçirmiş; ancak 1084 yılında Anadolu Selçukluları ile Büyük Selçuklular arasındaki siyasi çekişmeler nedeniyle, Kilimli kısa süreliğine Bizans ve ardından Danişmendliler tarafından işgal edilmiştir. 1186 yılına gelindiğinde, Anadolu Selçuklu Devleti bölgeyi yeniden hâkimiyeti altına almıştır.
1. yüzyılın sonlarına doğru, IV. Haçlı Seferi’nin ardından Bizans’ın zayıflaması ve Selçukluların dağılması, Karadeniz kıyılarını denetimsiz bırakmıştır. Bu dönemde bölgenin kıyı kesimleri Cenevizlilerin kontrolüne geçmiş; iç bölgelerde ise Candaroğulları Beyliği güç kazanmıştır. Osmanlılar, bölgeyi topraklarına katmak için ilk ciddi adımı I. Murad döneminde atmıştır. Ancak halkın Candaroğullarından yana tavır alması üzerine, Osmanlılar diplomatik bir adımla Cenevizlilerle anlaşarak, 1380 yılında Ereğli’yi, 1392’de ise Zonguldak ve çevresini Osmanlı topraklarına dâhil etmiştir. Kıyı ticareti ise bir süre daha Cenevizlilerin elinde kalmıştır.
Osmanlı döneminde bölge, özellikle liman faaliyetleri, madencilik ve ormancılıkla gelişim göstermiştir. Cumhuriyet dönemine gelindiğinde, Kilimli’nin idari yapısı da şekillenmeye başlamıştır. 1926 yılında nahiye (bucak) statüsü kazanan Kilimli, 1952 yılında belediye teşkilatına kavuşmuş, son olarak da 2012 yılında çıkarılan yasa ile Zonguldak’a bağlı ilçe statüsüne yükseltilmiştir.
Kilimli, günümüzde 10 km²’lik bir yüzölçümüne sahip olup, Karadeniz’e paralel uzanan üç sıra dağ silsilesi üzerinde konumlanmıştır. İlçenin kuzeyinde Karadeniz, doğusunda Top Tepesi, batısında Hisar Tepesi, güneydoğusunda Hasan Tepesi (en yüksek noktası - 1115 metre) yer alırken; güney sınırında Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK)'na ait maden ocakları yer almaktadır. Ova bulunmayan ilçede, dağ sıraları arasında yer yer platolar mevcuttur. İlçe merkezi, deniz seviyesinden sadece 5 metre yüksekte kurulmuştur.
İdari olarak Kilimli; Çatalağzı, Gelik ve Muslu beldeleri, ayrıca Göbü, Şirinköy, Kurtköy ve Türkali köyleri ile birlikte Zonguldak’ın sanayi, enerji ve madencilik açısından önemli merkezlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır. Gerek doğal kaynakları, gerekse tarihî geçmişiyle Kilimli, Batı Karadeniz’in dikkat çeken ilçeleri arasında yer almaktadır.